Çocukların huzursuz gecelerinin, iştahsızlıklarının ve bitmek bilmeyen ağlama nöbetlerinin arkasında genellikle basit bir burun tıkanıklığı yatar. Ebeveynler haklı olarak bu tıkanıklığı hızla çözmek isterler. Ancak eczane raflarında duran onlarca çeşit burun spreyi, aslında birbirinden çok farklı amaçlara hizmet eder. Bazıları her gün güvenle kullanılabilirken, bazıları birkaç günden fazla kullanıldığında bağımlılık benzeri bir döngüye ve burun etlerinde kalıcı şişmelere neden olabilir. Çocuklarda burun spreyi kullanımının güvenliği, "doğru ilaç, doğru doz ve doğru süre" üçgenine sadık kalındığında sağlanır.
Bebeklikten itibaren her yaş grubunda en güvenle başvurulabilen yöntem, tuzlu su içeren spreylerdir. Serum fizyolojik veya okyanus suları, ilaç içermez; sadece mekanik bir temizlik sağlar. Burun içindeki koyu kıvamlı mukusu yumuşatır, alerjenleri ve mikropları yıkayarak dışarı atar. Bu spreylerin herhangi bir yan etkisi yoktur ve bağımlılık yapmazlar. Özellikle kış aylarında kaloriferlerin kuruttuğu oda havası nedeniyle kuruyan burun mukozasını nemlendirmek için günde birkaç kez kullanılmaları, çocuğun doğal savunma mekanizmasını (silyalar) destekleyerek orta kulak iltihabı ve sinüzit gibi ikincil enfeksiyonların önlenmesine yardımcı olur.
Ebeveynlerin en çok dikkat etmesi gereken grup, burnu saniyeler içinde açan dekonjestan etkili spreylerdir. Bu ilaçlar burun damarlarını büzerek şişliği hızla indirir; ancak bu hızlı rahatlamanın bir bedeli vardır. Çocuklarda bu tür spreylerin 5 günden uzun süreli (bazı rehberlerde 3 gün) kullanımı, "Rhinitis Medicamentosa" denilen duruma yol açar. Yani ilaç bırakıldığında burun etleri eskisinden daha fazla şişer ve çocuk nefes alamaz hale gelir. Ayrıca bu ilaçlar kana karışarak çocuklarda çarpıntı, huzursuzluk ve uyku bozukluklarına neden olabilir. Bu yüzden dekonjestan spreyler asla hekim onayı olmadan ve belirtilen süreden uzun kullanılmamalıdır.
[Image showing the rebound effect of nasal decongestants]
Alerjik riniti olan çocuklarda sıkça reçete edilen kortizonlu burun spreyleri, ailelerde genellikle "kortizon" kelimesi nedeniyle bir ön yargı yaratır. Oysa bu spreylerdeki kortizon miktarı mikrogram düzeyindedir ve doğrudan kana karışmaz; sadece burun yüzeyindeki enflamasyonu (ödemi) baskılar. Alerjiye bağlı kronik tıkanıklıklarda, geniz eti büyüklüğünde ve sinüzit ataklarında bu spreyler hayati öneme sahiptir. Düzenli kullanıldığında burun içindeki hassasiyeti azaltır ve çocuğun hapşırık, kaşıntı, tıkanıklık gibi semptomlarını kontrol altına alır. Doğru uygulama tekniğiyle (burun ucundan dışa, kulağa doğru sıkarak) kullanıldığında, büyüme ve gelişim üzerinde kanıtlanmış bir olumsuz etkileri yoktur.
İlacın güvenli olması kadar, nasıl uygulandığı da güvenliği belirler. Çocuklarda sprey sıkarken şu hatalardan kaçınmak gerekir:
[Image demonstrating the correct angle of nasal spray application]
Çocuğunuzun burnu tıkandığında yapılacak ilk iş, okyanus suyu ile nazik bir temizlik yapmaktır. Eğer tıkanıklık beslenmeyi engelliyor, uyku kalitesini bozuyor veya işitmeyi etkiliyorsa ilaçlı spreyler gündeme gelmelidir. Unutulmamalıdır ki; ilaçlı bir burun spreyi bir tedavi aracıdır, bir konfor ürünü değildir. Bu nedenle çocuğunuzun yaşına, kilosuna ve tıkanıklığın nedenine uygun spreyi seçmek için mutlaka uzman bir KBB hekiminin görüşüne başvurulmalıdır. Doğru seçilen ve doğru uygulanan sprey, sadece burnu açmakla kalmaz; çocuğun genel sağlığını ve gelişimini koruyan önemli bir kalkan olur.